19 Ekim 2007 Cuma

Küresel Usanma


Yağmur yağacaktı bu sabah ama bulutlar yüklü değil. Bulutlar döllenmemiş.

Bulutlar sıra ile geçiyorlar tepemden aşağı hiç bakmıyorlar bile… Hovarda bir haller uğramış bunlara. Hay şu prezervatifi icat pezevengin Allah belasını versin.

Bulutları aşım etmek kimin işi sahi? Kim hamile bırakacak buncağızlarımı ?
Felaket tozlanmışım, yarım yarım çatlamışım, çatlak çatlak yarılmışım. Felaketi tozlamışım, yani birazcık yağmur çok mu olur… Japonya’yı sel basmış. Bu bulutları aşım eden herifçioğlu çekik gözlülere mi düşkün yoksa. Biraz bu taraflara uğrasa hiç fena olmaz.

Yazın sıcağında, nezlemidir, grip midir nedir bilmem, bir aksırık bir tıksırık bir burun akıntısı geniz kaşıntısı, usandım mendil eskitmekten.

Usandım yağmursuzluktan, namussuzluktan, duydum vurmazlıktan,Vurdum öyleyse varım’lardan. Voliyi katleden şerefsizliklerden, Rakamları yok eden hortumlardan. Japonya’ya yağan yağmurlardan. Usandım burnumdan akan mukustan…

Japon kızları gayetle güzel
Etekleri de gayetle kısa
Ah ne uzun olurdu ömür
Japonya biraz yakın olsa da NAZIMsasam, HİKMETlensem

Değimliyim yoksa yerin yüzünde, yoksa yerin kulağı damı var dı? Elması da var Elmas’ı da var. Olsa da yesek yahu.

Beynimdeki sesleri us sandım, sandım ama yanıldım. Küresel küresel düşündüm, küresel küresel küçüldüm. Küresel küresel usandım. KÜRESEL USANDIM!

Sandım, sanrım, salkım, alkım, aklım…

Yok yok öyle değil…

Hiç yorum yok: