4 Ekim 2007 Perşembe


Sanrıların egretilemesi yada eğretilemerin sanrısı

gecenin gözleri karanlık karanlık bakıyordu adama
ve sarı boyalı duvar sokak lambasının sırtına dayanmıştı
duvarın kenarında kirli paçaları ile kahverengi bir kapı bekliyordu adamı
hep beklemişti...
adam kapıya açıldı,
dışarıdan çıktı adam

içeride çocuklar uçuyordu havada
isteksiz bir devinimle tüy gibi yavaşça
gözleri inanmadı adama
suratı çarpıldı gözleri çatladı
çocuklar düştü
yer çocuklara çarptı
kırıldılar
gevrek bisküviler gibi parçalandılar

adam ellerine başını saklamış,
dizleri kafasına kadar eğilmişti
sonra sessizlik çınlamaya başladı
ayakları kalktı adama
duvarlar kocaman delikleri çevreliyordu
çıldırmak dedikleri bu mu acaba diye sordu kendine ?
hiç kimse cevap vermedi...

Hiç yorum yok: